ALEVİLİKTE KADIN

süleyman üsAlevilikte Kadın, Bilgi Dağarcığı0 Yorum21 Nisan 2016

ALEVİLİKTE KADIN 

Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınlar, tarih sürecinde birçok hak ve özgürlükten mahrum bırakılmışlardır. Tarihin kadınlara biçtiği değerden Alevi kadınlar da etkilenmiştir. Bu etki; inançları gereği aile, şeref ve namus kavramlarının korunması amacıyla İslam’ın öngördüğü tedbirlerin ötesinde ek tedbirler almalarını sağlamıştır.

 Aleviler; tarihin zorluklarının doğurduğu nedenlerden dolayı soyutlanmış, İslami değerler çerçevesinde kendilerine has bir kültür oluşturmuşlardır. Bu tarihi sürecin zorlukları dini yönden Alevileri kendi kabuklarına çekilmeye zorlamıştır. Yaşadıkları baskı, zulüm ve onların doğurduğu yoksulluktan dolayı can derdine düşen Aleviler, kadınların dini eğitimine gereken ilgiyi gösterememiş, sadece var olma mücadelesine yoğunlaşmışlardır.

 İçinde bulundukları koşulların yarattığı ortamdan kadınlar, erkeklere oranla daha fazla etkilenmiştir. Kadın; evin yükünü çeken, evin sorumluluğunu en çok üstlenen olduğu için etkiyi can damarında hissetmiştir. Zamanla yozlaşan, inancına yabancılaşan ve bazı yoz kafalar tarafından hakir görülen kadına, konumunun yüceliğinin ve sorumluluğunun öneminin hatırlatılması gerekmektedir.

             Kadının fiziki yönden erkeğin gerisinde kalması, erkeğin kadına üstünlüğü olarak kabul edilmemelidir. Kadının da erkeğe göre üstün sayılabilecek özellikleri vardır. Örneğin Yüce Allah’ın, erkekten esirgeyip kadına verdiği annelik güdüsü çok yüce bir duygudur. Bu duygu onun iyi bir anne, iyi bir eş ve iyi bir eğitimci olmasını sağlamıştır.

 Anne, çocuğunun ilkokuludur. Bu bakımdan öğretmen sıfatı alan annenin,  yılların ördüğü duvarları yıkıp kültürel ve dini yönden kendini erkekten daha çok yetiştirmesi gerekir. Zira çocuğuna anadilini, terbiyesini, kültürünü ve dini eğitimini aşılayacak kendisidir. Geleceğin anneleri ve çocuklarımızın doğal medreseleri olacak kızlarımızın kültürel ve dini yönden eğitimine büyük önem verilmelidir.

             Alevi kadına ilk hatırlatılması gereken, ne kadar yüce bir inanca sahip olduğudur. Bununla ne kadar övünse azdır. İslâm dinini Kur’an-ı Kerim, Sünneti Nebevi ve Ehlibeyt imamlarından (a.s.) öğrendiği şekliyle yaşaması onun en tabii hakkıdır. Alevilik bu üç ana kaynağa dayandığı için, diğer İslami fırkalardan daha üstündür. Çünkü bu üç ana kaynak hiç çelişmediği gibi birbirini tamamlayan öğeler olmuştur. Herhangi bir hükümde bu üç ana değerin diğeriyle çelişmesi durumunda, o hüküm geçersiz sayılır.

              Ehlibeyt’in masum ve pak oldukları Ahzab suresinin 33. ayetinde tescil edilmiştir. “Ey Ehlibeyt! Gerçekten Allah, sizden her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.”  Ehlibeyt imamlarının en büyük özelliği Hz. Muhammet’in (s.a.a.v.)soyu olmalarıdır. Yüce Allah’ın ne garip hikmetidir ki Hz. Peygamberin (s.a.a.v.) onca evliliklerinden ve bu evliliklerinin ikisinden doğan çocuklarına rağmen soyunun sadece Hz. Fatıma’dan (a.s) devam etmesidir. Bunda yüce Allah’ın iradesi ve hikmeti olduğu kesindir. Bu irade ve hikmet Hz. Peygamber’in “Benden sonra size sımsıkı sarılacağınız iki emanet bırakıyorum; birisi Allah’ın kitabı, diğeri Ehlibeytimdir.” (Mecma’uz Zevaid (Cilt 9, Sayfa 162) emrinin zeminini hazırlamıştır.

             Alevi kadının örnek alması gereken Ehlibeyt imamlarının anaları ve Hz. Peygamber’in kızı Hz. Fatıma’yla birlikte Hz. Fatıma’ nın kızı Hz. Zeynep’tir. Çünkü her biri İslam’ın ilk yıllarında bütün yükümlülüklerini fazlasıyla yerine getirirken, zamanın halifelerinin zulmüne karşı direnmiş, haklarını ve emanetlerini korumak için dillere destan mücadele örneği sergilemişlerdir. Müslüman kadının nasıl davranması gerektiğini göstermişlerdir.  Hz. Âmine, Hz. Fatıma Bint Esed, Hz. Hatice, Hz. Zeynep Elkübra, Hz. Rukıyye, Hz.Ümmü Gülsüm,  Hz. Ümmü Selemeh, Hz. Mariyye, Hz. Esma Bint Amis, Hz. Habbabe ve niceleri tarihte Alevi kadınlarının övüncü olmuşlardır.

             Yüce Allah,  Kur’an-ı Kerim’de ibadet ve hayır amellerinin mükâfatında kadın erkek ayırımı yapmayacağını belirtmiştir. “Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar; mümin erkekler, mümin kadınlar; itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar; özü-sözü doğru erkekler, özü-sözü doğru kadınlar; sabreden erkekler, sabreden kadınlar; Allah korkusuyla ürperen erkekler, Allah korkusuyla ürperen kadınlar; sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar; ırz ve iffetlerini koruyan erkekler, ırz ve iffetlerini koruyan kadınlar; Allah’ı çok anan erkekler, Allah’ı çok anan kadınlar.” (Ahzab 35) “Erkek olsun, kadın olsun, her kimse mümin olarak iyi işler yaparsa; işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.” (Nisa 124) “Erkek olsun, kadın olsun, inanarak iyi işlerde bulunanı tertemiz bir yaşayışa mazhar ederiz ve mükâfatını, yaptığı en güzel işlere karşılık olarak mutlaka vereceğiz.” (Nahl 97)  “Ey Peygamber! İnanmış kadınlar sana gelip Allah’ a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleri ile ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemeleri, iyi bir işte sana karşı gelmemeleri hususunda sana bey’at ederlerse onların bey’atlarını al ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” (Mümtehine 12)  Kur’an-ı Kerim’den bu anlamdaki ayet örneklerini fazlasıyla çoğaltmak mümkündür.

             Resulullahın, kadınlar hakkındaki tavsiye ve emir niteliğindeki hadislerinin bazıları şöyledir: “Bir kimsenin kız çocuğu olur da ona eziyet etmez, küçümsemez ve erkek çocuklarını ondan üstün tutmazsa; Allah bu tutumundan ötürü onu cennete götürür.” (Kenzul Ummal)  Cennet anaların ayakları altındadır. (Heytemi mecma ezzevaid c.8) Kadın beş vakit namazını kılar, oruç ayını tutar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse ona cennetin hangi kapısından dilersen cennete gir denilir. (İbni Habban T. Albani) Hz. Muhammet’in (s.a.a.v.) bu yöndeki hadisleri çoktur.

             Ehlibeyt imamlarının da aynı anlamdaki sözleri çoktur. İmam Sadık (a.s): “Saliha bir kadın, salih olmayan bin erkekten daha hayırlıdır. (Kitabul Vesail) Hz. Emir-ül Mü’minin: “Hayâ (utanma duygusu, ar) ve iffet iman adabındandır, hür insanların özelliği ve iyi insanların sıfatıdır. Hayânın onda dokuzu kadındadır.” (Gurer-ul Hikem) İmam Bakır’dan nakledilen bir rivayete göre “Yüce Allah (c.c) Hz. Havva’yı Hz. Âdem’in geri kalan toprağından yaratmıştır.(Eyyaşi Tefsiri) Erkeğin kaburga kemiğinden değil. Kadın, Allah’ın (c.c) yarattığı ve ona ayrı şekil verdiği bir insandır.

 Alevi kadınlarının kültürel ve sosyal yaşantıda diğer İslami fırkalardaki hemcinslerinden daha şanslı oldukları söylenebilir. Alevilerde kadına yönelik toplumsal töre, baskı ve yobazlıklar yoktur. Sosyal açıdan erkeklerle aynı haklara sahiptir. Ancak kadını ve aileyi korumak ve boşanmanın önünü kesmek için çeşitli önlemler alınmıştır.

  Alevilikte aile, namus ve şeref kavramı yanında, soyağacında annenin ve nenelerin soy temizliğine de çok önem verilir. Bir kız isteneceği zaman babasından önce annesi, nenesi ve sonraki neneleri soruşturulur. Kızın nenelerinin birisinde şeref ve namus konusunda sorun varsa kız istemekten vazgeçilir. Kadınların özel durumları düşünülür;  doğum sonrası kırk gün kadın, hasta kabul edilir. Dinlendirilmesi ve iyileşmesi için hiçbir iş yaptırılmamaya çalışılır. Geçmişin zor koşulları düşünüldüğünde, bu uygulama, kadın için bulunmaz bir nimettir. Kırk günlük süre içinde, kadının elinden yenilmez hatta kadına hiç ellenmez. Burada da amaç; doğa karşısında henüz savunmasız olan çocuğun mikrop kapmasını önlemek ve daha önce belirttiğimiz gibi kadının bu sıkıntılı döneminde dinlenmesini sağlamaktır.

             Tarihten gelen sıkıntıların çözümlenememesinden ötürü, dini eğitimin kadına istenilen düzeyde verilememesi sonucu kadının, inancını öngörülen şekliyle yaşayamaması, Alevi Nusayriler için düşünülmesi gereken bir unsurdur. Bu durum kesinlilikle bayanlarımızın suçu değildir.

  Dini değerlerini iyi bilmeyen kadından iyiyi, kötüyü, sevabı, azabı, mükâfatı ve cezayı bilmesi de beklenemez. Bilmediği için de inancının gerekleri olan ibadeti, hal ve davranışı, giyimi ve kuşamı da inancının emirleri yönünde olmaz. Alevi kadının ibadetiyle, hal ve davranışıyla giyimi ve kuşamıyla Ehlibeyt Aleviliği olan Nusayriliğe layık olması gerekir. Alevi yaşam tarzına uymayan kadın, maneviyatta eksiklik hissedeceği için, toplumda eziklik duygusuna kapılacaktır.

 Ulu Önder Atatürk’ün kurduğu Laik Cumhuriyet, tarihin Alevilere zulmünden kaynaklanan prangaların kırılması için fırsat olmuştur. Geçmişten bugüne esaret prangaları kırılıp bu sıkıntılara dur denilemedi. Başta  “İnanç Önderler”i olmak üzere toplumun bütün kesimleri, geçmişin muhasebesini yaparak ileriye dönük sonuç ve dersler çıkarmalıdır. Ama bu muhasebe, sadece suçluyu bulmak ve onu suçlamak için yapılmamalıdır. Bu aşamada suçlunun neyin ve kimin olduğu fazla önem taşımamalıdır. Mağduru korumak ve mağduriyeti ortadan kaldırmak için çözüm üretilmeli, inancını iyi bir şekilde öğrenememiş bir kadının toplumun geleceğini oluşturacak çocuklarına kültürel anlamda faydalı olması için gereği yapılmalıdır.

             Sonuç olarak Nusayri toplumunun çok köklü ve derin bir kültüre sahip olduğu aşikârdır.  Alevi kültüründe kadın müstesna bir yerdedir. Yüce Allah’ın yarattığı bu muhteşem kâinatta kadın olmasaydı, hiçbir değer olmazdı. Kadın bütün değerlerin anasıdır. Yaşadığımız 21. yüzyılda toplumumuzun kültürel yönden ihtiyaçları olduğunun bilincindeyiz. Bu bilinçle çağımızın araçları ve teknolojileriyle kültürümüzü araştırıp tanıtmak için ALEVİ KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMA DERNEĞİ (AKAD)’ni kurduk. Bu derneğin bünyesinde kadınıyla, erkeğiyle; genciyle, ihtiyarıyla; zenginiyle, fakiriyle hepimiz el ele verip gönüllülük esasıyla çalışmamız gerekir.

             Hz. Ali’nin sözleri, işin ayrımında olan herkese bir öğüt verecektir: “Allah’ın size verdiğine şükredin. Birleşin. Allah bütünlüğünüzü pekiştirir.” (Elmürakabat Ettebrizi)

Hüseyin ŞANLI

Etiketler: , , , , , , , , ,

ALEVİLİKTE KADIN Hakkında Yorum Yaz

Sponsor Reklam Sponsor Reklam Sponsor Reklam Sponsor Reklam

ÜYELİK

E-Bülten Aboneliği

E-Posta adresinizi aşağıdaki bölümden bültenimize ekleyerek yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz!

Döviz ve Borsa Bilgileri

BIST
USD/EUR
Amerikan Doları
Euro
İngiliz Sterlini
Japon Yeni
Rus Rublesi
SA Riyal,
Altın
Son Güncelleme: 12.11.2018 18:01
Mo Tu We Th Fr Sa Su